Sıkı küfür rolü getirdi

31 Mart 2009 Yazan admin  
Kategori Magazin Sohbetleri

Habertürk’te Saba Tümer’in programına konuk olan Özbakan, “Ben şöhret bekleyen bir insan değilim” ifadesini kullandı. Filmden sonra medyanın dikkatini çeken Gülsen Özbakan, filmde rol alma hikayesini de anlattı. Komşusunun bir cast ajansına üye olduğunu ve merak ettiği için birlikte ajansa gittiklerini belirten Özbakan, yaşananları şöyle özetledi:

“Gittik oraya, tesadüf Şahan oradaymış. Tanıştırdılar. Girerken sinirliydim de biraz, niye getirdin beni buralara diye… Şahan ‘Gel nine’ dedi ilk defa orada. O bana sarıldı, ben ona sarıldım. Öylelikle bitti bu iş. Orada bir kaç kelimeler konuşturdular. Günlük şeyler konuşturdular, biraz da edebin dışına çıkan kelimeler oldu. ‘Tamamdır bizim aradığımız budur’ dediler.”

Tümer’in “Güzel küfür ettiniz herhalde” sözü üzerine Gülsen Özbakan, “Evelallah etmişim demek ki…” dedi. Film seyretmeyi sevmediğini, belgesel ve haberleri izlediğini anlatan Özbakan, Recep İvedik 1 filmini de izlememiş olduğunu belirtti. (Televizyon Gazetesi)

Dünyanın ilk hotel helikopteri

31 Mart 2009 Yazan admin  
Kategori Teknoloji Haberleri

Dünyanın ilk hotel helikopteri  

Çalışmalara 2004 yılında başlayan bir firma, Sovyet yapımı kargo helikopterini geliştirerek, iki ilke imza attı: “dünyanın en büyük helikopteri” ve “dünyanın ilk hotel helikopteri”.

Eskisinden daha seksi döndü ama…

31 Mart 2009 Yazan admin  
Kategori Magazin Sohbetleri

Eskisinden daha seksi döndü ama…  

Alman Maxim dergisi Britney Spears’ın eski fotoğraflarını yeniymiş gibi yayınladı. Dergi başlık olarakta “Britney Spears eskisinden daha seksi şekilde geri döndü” şeklinde başlık attı.

Göstermeden olmaz!

31 Mart 2009 Yazan admin  
Kategori Magazin Sohbetleri

Göstermeden olmaz!  

Gösteri dünyasının bazı ünlüleri kelimenin tam anlamıyla dövme tutkunu. Sık sık yeniledikleri dövmelerini göstermek için de birbirinden ilginç giysiler tercih ediyorlar. Angie Everhart da bu ünlülerden biri. Özel bir çekimde dövmesini göstermek için böyle bir giysi tercih etti. Ve işte ‘dövme farkını’ herkese gösteren diğer ünlüler.

Çocukların ana dili “beden dili”

31 Mart 2009 Yazan admin  
Kategori Sağlık

Çocukların ana dili “beden dili”  

Günümüzde yetişkinlerin beden dili üzerine yazılmış birçok yazı ve eleştiriler görülmektedir okunmaktadır. Ancak çocukların beden dili yeterince vurgulanmamıştır. Yetişkinler vucutlarını nasıl kullanmaları gerektiğini bilirler. Oysa çocuklar gelişim sürecinde ilerledikleri için her yaş ve dönemde farklı beden dillerini kullanırlar. Beden dili duygularımızı doğrudan etkiler ve bunalra göre hareket ederiz. Tabiiki yetişkinlerde sözel ifade kuvvetli ve gelişmiş olması sorunlarının çözümünü kolaylaştırmaktadır. Çocuklarda sözel ifadenin zamanla gelişiyor olması onların kendilerini beden dilleri ile anlatmaya itmektedir. Bu nedenle çocukların bulunduğu yaş ve gelişim özelliklerine göre beden dillerini anlamaya çalışmak onlarla iletişimi kolaylaştıracaktır.Pozitif Gelişim Özel Eğitim ve Aile Danışmanlığı Merkezi Çocuk Gelişimi Uzmanı Şenay Yılmaz, şunları söyleri:
 
Gelişim dönemlerine göre ipucu olabilecek bir kaç beden dili tercümesi,
•Yeni doğan bebek henüz ağlamayı bilmediği için refleksif olarak ağlar. Annesinin onu okşaması rahatlatır ve kendini iyi hissetmesini sağlar.
•Sallanmak çok hoşuna gider. Çünkü anne karnındaki ortamla özdeşleştirerek bilinçaltında kendini rahatlatır.
•İlk defa banyo yapan bebek kollarını açar ve dilini dışarı çıkarır. Böylece düşme korkusundan kurtulmaya çalışır.
•Çocuğun elini yada herhangi bir şeyi emmesi, ısırması onun zor durumda olduğunu merakla daha çok şey bilmek istediğini gösterir.
•Canlı gözler ilgili ve harekete hazır olduğunu gösterir.
•Annemin dikkatini nasıl çekebilirim? Diye düşünen bir çocuk parmağını göstererek acıdığını anlatmaya çalışarak aslında annenin onunla ilgilenmesini istediğini ifade eder.
•Kulakları kapatmak.. çevreden gelen sesleri duymak istemediğine yada duymak istemediği konuşmalarda gösterir.
•Karşılıklı oyun oynayan anne ve çocuğun oyun esnasında kendini geri çekmesi annenin fazla müdahaleci olduğunu çocuğun aktif oyunu devam ettirmekte engellediğini gösterir.
•Kolları açarak gelme sevgi ve güven duygusu istediğini
•Suçlandığı zaman omuzu yukarıda, baş geridedir. Bu durumda suçlandığı şey hakkında red etme yada kabul etme arasında gidip gelmektedir.
•İtiraf eden çocuk eliyle iter. İstediğini aldın artık beni rahat bırak mesajı verir.
•Aşağı sarkan eller vazgeçildiğine işaret eder.
•Kendi kendine boyama yapan çocuk gayet ciddi bir yüz ifadesi takınırken vermek istediği mesaj önemli olan sonuç değil kazanılan tecrübedir.
•Ayakların iç kısımlarının birbirine dönük açık olması çocuğun gerçek dünyadan uzak olduğunu gösterir.
•Oyuncak ayısı yada bebeği ile oynarken annenin ona davranış şekillerini oyuncağına uygular.
•Bacakları açık, elleri belinde olan çocuk kendine güvendiğini ve savunmaya geçtiğini gösterir.
•Gözlerini sıkı sıkı kapatan çocuk gerçeklerle yüzleşmek istemeyen ve çok fazla zorlandıklarında gösterdikleri tepkidir.
•Sınıfta öğretmeninde söz isteyen öğrenci kalemini kaldırarak kendini göstermeye çalışırken, elini yumruk yapmış diğer bir çocuk pes ettiğini umudu kalmadığını ifade eder.
•Oyun hamuruyla oynayan iki çocuğun biri önündekine odaklanmış ve etrafıyla ilgilenmez görünürken gerçek dünyadan kopmuş tamamen işine yoğunlaşmıştır. Diğer çocuk hamuruna şekil verirken diğerininkine sürekli bakıyorsa “ Diğer çocuk ne yapıyor? Benimkinden mi?”
•Dudaklarını ısırarak çapkın bakışlarla gülümseyen bir kız çocuğu “Beni tamamen sevene kadar sana açılmayacağım..” mesajı vermektedir.
•Dolap yada masa üzerine çıkmış gururla duran bir çocuk “ Ben çoookkk büyüğüm. Hepinizden daha büyükk…” der..
Çocukların beden dili yetişkinler kadar karmaşık ve zengin değil basit ve yalındır. Çocuk 10-12 yaşına gelene kadar 1=1 formülü geçerlidir. Bir şeyi istemediklerinde kaçarlar. İçten gelen dürtüye göre hareket ederler. Çocuk için yetişkinin davranışları çok karmaşık ve zordur. Yetişkinler çocukların gönderdiği sinyalleri tam anlamıyla anlamlandıramadıklarından dolayı aralarındaki iletişim karmaşıklaşır.
10-12 yaşından sonra soyut düşüncenin başlaması sosyal oyun kurallarını kabul edebilir hafif çekingenlik karışım bir beden dili sergilemeye başlarlar. Ebeveynin çocuğunun beden diliyle gönderdiği mesajları algılayarak onu anladığını ifade eder bir iletişim kurması çocuğun kendini güvende hissetmesini, daha az korkmasına dolayısıylada daha az saldırgan olarak bilinçli ve kendini ifade edebilen bireyler olabilirler.

Unutkanlığı önleyen beyin egzersizleri

31 Mart 2009 Yazan admin  
Kategori Sağlık

Unutkanlığı önleyen beyin egzersizleri  

Memory Power kitabının yazan Scott Hagwood’a göre hafızanın ne kadar kuvvetli olduğu önemli değil. En iyi uzmanlar bile aceleyle verilen bilgiyi ezberlemekte zorlanabilir.

Ergenlik döneminde beslenmenin önemi

31 Mart 2009 Yazan admin  
Kategori Sağlık

Ergenlik döneminde beslenmenin önemi  

BURSA (İHA) – Özel Bursa Kültür Okulları öğrencilerine, ergenlik döneminde beslenme ile ilgili bilgiler veren Medikal Park Bursa Hastanesi Diyetisyeni Gülşah Esensoy, ergenlik dönemindeki hızlı büyüme ile birlikte vücuttaki yağ oranının arttığını ve buna bağlı olarak kilo artışının ve sivilcelerin olabileceğini vurguladı.
Özel Bursa Kültür Okulları Ovaakça Kampüsü’ndeki öğrenciler Medikal Park Bursa Hastanesi Diyetisyeni Gülşah Esensoy’un katıldığı seminer ile ergenlik döneminde beslenme şeklini öğrendi. Ergenlik ile ilgili olarak öğrencilere bilgi veren Esensoy, ergenlik döneminde beslenme şeklinin de çok önemli olduğunu ve bunun için öğrencilerin öğünlerine ve yediklerine dikkat etmesi gerektiğini belirtti. Ergenliğin fizikiel, biyokimyasal, ruhi ve sosyal yönden hızlı büyüme, gelişme ve olgunlaşma süreçleriyle yetişkinliğe geçiş anlamında bir dönem olduğunu belirten Diyetisyen Esensoy, “Ergenlik döneminde kilonuz belirgin bir biçimde artar. Erkeklerde daha çok kas, kızlarda ise yağ dokusu gelişimi olur. Ergenlikte hızlı büyüme döneminin başlangıcında yağ oranı artar. Bu dönemde dengeli beslenmeniz bu süreçte alınacak kiloların kolay yakılmasını sağlar. Ancak düzensiz beslenen ergende bu döneme özgü ergenlik sivilceleri çok fazla görülmektedir” dedi.
Çikolata, cips, kola gibi abur-cubur yiyeceklerin tüketimi ve özellikle ayaküstü beslenme yani fast-food alışkanlığının da sağlıksız beslenme çeşitlerinden biri olduğunu belirten Esensoy, “Aşırı şekerli ve yağlı yiyeceklerin sık tüketilmesi yetersiz, dengesiz ve sağlıksız beslenmeye sebep olmaktadır. Yetersiz beslenme sonucu artan enerji ve besin öğelerinin karşılanmaması, sağlık kurallarına uyulmaması sonucu barsak parazitlerinin oluşması, yiyeceklerle C vitaminin yetersiz alınması ve diş çürükleri gençlerde görülen önemli sağlık sorunlarından biridir. Aşırı şeker-şekerli yiyecek tüketimi yetersiz beslenme diş bakımı ve temizliğinin yetersizliğine de sık sık rastlanmaktadır” dedi.
Özellikle sabah kahvaltısı gibi önemli bir öğünün atlanmaması gerektiğini ve yeterli bir kahvaltı ile güne başlamanın şart olduğunu ifade eden Diyetisyen Gülşah Esensoy, “Sağlıklı beslenmek için öncelikle düzenli yemek periyodunuz olmalıdır. Sabah kahvaltısı mutlaka yapılmalıdır. Ayaküstü yemek yenmemeli, kahvaltılarda hamur işleri yerine kahvaltılıklar tercih edilmeli. Kola-gazoz gibi asitli içeceklerin yerine taze sıkılmış meyve suyu, ayran, süt alınmalıdır. Çikolata yerine meyve veya haftada 1 -2 defayı geçmemek kaydıyla sütlü tatlı tüketilmelidir. Öğle ve akşam öğünlerinde unlu mamüller yerine salata ve meyve daha fazla yenilebilir. Özellikle bu dönemde su, süt, peynir, yoğurt, meyve ve sebze gibi ürünler bol bol tüketilmelidir. Ve bu dönemde mutlaka fiziksel egzersizler yapılmalıdır”

Güzelleştiren ilginç öneriler

31 Mart 2009 Yazan admin  
Kategori Sağlık

Güzelleştiren ilginç öneriler  

Kibrit kutusu, Türk kahvesi, eski maskaralar, yarım limon ile güzelleşmek mümkün. Cilt lekeleri, ölü deriler, kırılmış tırnaklar için çözümler elinizin altında olabilir. İşte etrafınızdaki ufak tefek şeylerle gelen güzellik..

Çok sıcak çayda yemek borusu kanseri riski

31 Mart 2009 Yazan admin  
Kategori Sağlık

Çok sıcak çayda yemek borusu kanseri riski  

Çayı çok sıcak içmenin yemek borusu kanseri riskini artırdığı bildirildi. Siyah çayın çok tüketildiği ve dünyadaki yemek borusu kanserinin en fazla görüldüğü ülkelerden İran’da bilim adamları, alkol ve sigaranın az içilmesine rağmen yemek borusu kanseri vakalarının kadın ve erkeklerde aşırı olduğu Gülistan vilayetinde bu hastalığa yakalanan 300 kişi ile sağlıklı 571 kişinin alışkanlıklarını kıyasladı.
Bu vilayette yaşayanların düzenli olarak günde ortalama bir litreden fazla siyah çay tükettiği, bu kişilerin yüzde 39′unun çayı 60 dereceden az, yüzde 39′unun 60-64 derecede, yüzde 22’sinin 65 derecenin üzerinde içtiği görüldü. Araştırma sonucunda, çok sıcak olarak tarif edilen 65-69 derecede çay içmenin yemek borusu kanserini iki kat, 70 ve üzeri derecede ise 8 kat artırdığı belirlendi.

Tahran Üniversitesinden bilim adamları, kaynar çayın bu etkisinin, epitelyumu (damarları ve bazı küçük boşlukları kaplayan vücudun dış ve iç yüzeyini örten doku tabakası) kanserojen etkilere daha hassas hale getirebilecek, tekrarlanan yanmayla açıklanabileceğini vurguladı. “British Medical Journal” dergisinde yayımlanan araştırmayı yorumlayan Avustralya’daki Queensland Enstitüsünden David Whiteman ise paniğe kapılmaya ve çay zevkinden vazgeçmeye gerek olmadığını, çayı koyduktan sonra 5-10 dakika beklenmesinin yeterli olacağını ifade etti.
Dünyada her yıl 500 binden fazla kişi yemek borusu kanseri nedeniyle yaşamını yitiriyor. Avrupa ve Kuzey Amerika‘da özellikle tütün ve alkol kullanımı bu kanseri tetikliyor. Yemek borusu kanserine yakalanan erkeklerin sayısı kadınlardan daha fazla.

Soylu DP’den ayrılıyor!

30 Mart 2009 Yazan admin  
Kategori Guncel Haberler

Soylu DP’den ayrılıyor!  
Demokrat Parti Genel Başkanı Süleyman Soylu partisinden ayrılmaya karar verdiğini açıkladı. Soylu, ‘Kal dense de başkanlığı bırakacağım’ dedi. Demokrat Parti Genel Başkanı Süleyman Soylu, parti yetkili kurullarına olağanüstü kongre önerisinde bulunacak.
Edinilen bilgiye göre, yerel seçimlerde ortaya çıkan sonuçları değerlendirmek üzere DP Başkanlık Divanı ve Genel İdare Kurulu (GİK) hafta içi toplanacak. Toplantılarda Genel Başkan Süleyman Soylu’nun yerel seçimlerde ortaya çıkan sonuçlar doğrultusunda olağanüstü kongreye gidilmesi önerisinde bulunacağı bildirildi. Soylu, ”22 Temmuz 2007 seçimlerinde alınan oyun gerisinde kalınması durumunda genel başkanlığı bırakacağını” açıklamıştı. 

Sonraki yazılar »


sohbet chat sohbet odaları chat odaları